Arılar Nasıl Bal Yapar?
Bal
arıları bal yapmak için nektar kullanırlar. Nektar % 80 su ve bir
çeşit şeker karışımıdır. Eğer bir hanımeli çiçeğini gövdesinden
çektiyseniz çiçeği n ucundan damlayan akıcı sıvıyı görmüşsünüzdür
işte bu nektardır. Kuzey Amerika’da arılar nektarı karanfil,
karahindiba ve meyve ağacı çiçeklerinden toplarlar. Arılar
çiçeklerdeki nektarı toplamak için kamışa benzer tüp şeklindeki uzun
dillerini kullanır ve bu nektarı karınlarında tutarlar. Arıların
aslında iki adet karınları vardır. Bunlardan biri nektarı toplamak
için kullandıkları diğeri ise normal olanıdır. Arıların nektarı
tuttukları karınları 70 mg nektar barındırabilir ve tamamıyla
dolduğunda ise arının kendisi kadar ağırlık yapar. Arıların nektarı
depoladıkları karınlarını doldurmaları için 100 ile 1500 arasında
çiçeğe konmaları gerekmektedir. Bal arıları kovana dönerler ve
topladıkları nektarı diğer işçi arılara aktarırlar. İşçi arılar bal
arılarının karınlarındaki nektarı ağızlarıyla emerler. Bu arılar
nektarı yarım saat boyunca çiğnerler. Bu süre içinde enzimler
nektarın içindeki şekeri basit şekere dönüştürürler böylece hem
arılar için sindirilebilir hale gelir hem de kovan içinde
bakterilere karşı korunmuş olur. Bu aşamadan sonra arılar nektarı
suyun buharlaştığı ve koyu şurubun oluştuğu peteklere dağıtırlar.
Arılar nektarı kanatlarını yelpaze gibi kullanarak daha çabuk
kuruturlar. Bal yeterince yapışkan hale geldiğinde arılar petekte
bulunan hücreleri balmumu ile kapatırlar. Artık bal tüketilene kadar
burada saklanır. Arılar bize bal üreterek iyilik yapsalar da bazen
olumsuz durumlara da sebep olabilirler.
İşte size bunlardan korunmak için birkaç ipucu:
Kırmızı ya da sarı gibi parlak renkli giysiler giymemeye dikkat
edin. (Sizi çiçek zannedebilirler!) Yiyecek ya da içeceğinizi
dışarıda açık bırakmayın. Bu durum tehditkar arılar için mıknatıs
gibidir. Eğer sokakta bir şeyler içiyorsanız mutlaka kamış kullanın.
Çünkü siz farkında olmadan arı şişenin ya da kutunun içine girebilir
ve siz içeceğinizi içerken arıyı yutabilirsiniz ya da arı dudağınızı
sokabilir ki bu durum çok tehlikelidir. Eğer dışarı çıkıyorsanız
parfüm ya da şeker kokulu herhangi bir şey kullanmayın. Hiçbir zaman
arı kovanıyla oynamayın. Arılar evlerini sizi sokarak
koruyacaklardır. Büyük bir kovan 50, 000 arıyı kapsayabilir ve sonuç
sizin açınızdan ölümcül olabilir.
Asteroit Nedir?
Asteroitler uzaydaki kaya parçalarıdır. Bazen ikincil gezegenler
olarak da adlandırılır. Çünkü gezegenlerden çok da küçüktürler.
Bilim adamlarının inanışına göre güneş sistemimizde böyle büyük
çaplı milyonlarca asteroit var. Bazen bu küçük asteroitler dünyaya
çarpar. Bu küçük darbeler az hasar verir. Daha büyük asteroitler
sorunlara neden olur. 1,6 kilometreden büyük asteroitler, Tsunami
denilen dev dalgalara neden olur ve atmosfere büyük miktarda toz
gönderir ve bu atmosferi büyük ölçüde etkiler. Birçok hayvan ve
bitki darbe ve dalgalardan sonra hemen yok olur. Bazıları da yeni
iklime alışamadıklarından daha sonra ölür. Bilim adamları 250 milyon
yıl önce ve 65 milyon yıl önce iki dev asteroitin dünyaya çarptığını
söylüyor. 250 milyon yıl önce çarpan asteroit dünyadaki okyanus
yaşamının % 90’ını ve kara yaşamının % 70’ ini yok etmiş olabilir.
65 milyon yıl önce çarpan asteroit dinozorların neslinin tükenmesine
neden olmuş olabilir.Bilim adamlarının çok uzun süre önce dünyaya
dev asteroitlerin çarptığını düşünmelerine ne neden olmuştur? New
York’taki bir bilim ekibi Antarktika’ da dünyada normalde bulunmayan
alışılmadık maddeler içeren kayalar buldu. Bilim ekibinin
belirttiğine göre bu dünyaya 250 milyon yıl önce çarpan asteroitin
varlığını gösteriyor. Bilim adamları Meksika’ da yerde dev bir çukur
ya da krater buldu. Krater 180 kilometre uzunluğunda ve 900 metre
uzunluğunda. Bilim adamları bu kratere 65 milyon yıl önce dünyaya
vuran asteroitin neden olduğunu düşünüyor. Güneş sistemimizde birçok
dev asteroit hala bulunuyor. İçlerinde 930 kilometrelik bir tane de
var. Bununla birlikte endişelenmeye gerek yok çünkü bilim adamları
yakın zamanda dünyaya dev bir asteroitin çarpacağına inanmıyorlar.
Anayasa Nedir?
Bir
devletin nasıl yönetileceğini belirleyen, kişi hak ve özgürlüklerini
düzenleyen yasalar bütününe anayasa denir. Anayasal bir yönetim
yasama, yürütme ve yargı organlarında oluşur. Türkiye’nin ve öteki
ülkelerin çoğunun yazılı bir anayasası vardır. Ama bazı ülkelerin
anayasası yazılı hale getirilmemiştir. Örneğin İngiltere’nin yazılı
bir anayasası yoktur. Bu ülkede devletin yönetim biçimi yüzlerce
yıllık yasalara ve geleneklere göre belirlenir. Türkiye’de ilk
anayasa 1876’da Osmanlı döneminde yürürlüğe girdi. Bu anayasaya
Teşkilat-ı Esasiye Kanunu denmişti. Kurtuluş Savaşı sırasında Ocak
1921’de egemenliğin milletin olduğunu belirten yeni bir anayasa
kabul edildi. Türkiye Cumhuriyeti kurulduktan sonra, Nisan 1924’te
daha kapsamlı bir anayasa yürürlüğe kondu. Bunu 1961 ve 1982
anayasaları izledi. Birçok ülkede olduğu gibi Türkiye’de de yürütme,
yasama ve yargı organlarının güçleri ve ilişkileri anayasada
belirlenmiştir.
Alerji Nedir Nasıl Oluşur?
Alerji, vücudun bazı bitki, besin, polen, hayvan tüyü, toz, böcek
ısırıkları gibi şeylere karşı verdiği tepkidir. Alerjiye neden olan
maddelere alerjen denir. Vücudumuz alerjen madde ile karşılaştığında
bağışıklık sisteminde bir dizi reaksiyonlardan geçer. İşte bu
reaksiyon zincirindeki bir bozukluk ya da bazı maddelerin az-çok
solunumu sonucu alerji gelişir. Bu reaksiyon zincirindeki
farklılıklardan dolayı aynı maddeye karşı herkes aynı tepkiyi
göstermeyebilir. Bunun sonucunda bazılarımız alerji olurken
bazılarımız olmayabiliriz.
Ağırlık nedir?
Bir
cisme etki eden yerçekimi kuvvetine ağırlık denir.
Atmosfer nedir?
Dünyayı
dıştan saran gaz katmanı.
Atom nedir?
Bir
elementin tüm özelliklerini taşıyan en küçük yapıtaşı.
Ayrışma nedir?
Bir
maddenin iki veya daha çok maddeye ayrılması.
Atardamar ne işe yarar?
Atardamar, kanı kalbimizden organlarımıza kan taşıyan damardır.
Arkeoloji nedir?
Arkeoloji, maddi kalıntıların (mimari kalıntılar, insan yapımı alet
kalıntıları, biyolojik kalıntılar vb.) analizi aracılığıyla
kültürleri araştıran bilim dalıdır.
Abaküs nedir?
Basit
toplama ve çarpma işlemleri için kullanılan bir alettir. Boncukların
sayılması şeklinde çalışır.
Atık kâğıtlarımızın ne kadarı ülkemizde geri dönüşüme
kazandırılıyor ve kâğıt tüketimimizi azaltabilecek bir yol biliyor
musunuz?
Atık
kâğıt karton, özellikle ambalaj kartonu üretimi için geri
kazandırılıyor. Ülkemizde atık kâğıt geri kazanımı ve geri dönüşümü
için çalışan orta ve büyük ölçekli 30’un üstünde işletme mevcut.
Yılda yaklaşık 600.000 ton kâğıt/karton geri kazandırılıyor. Atık
kâğıt geri kazanım oranı ise % 32. Amerika’dan örnek verecek olursak
günde alınan 62 milyon gazetenin 44 milyonu atıldığı için boşa
gidiyor. Bu da 500.000 ağacın yok olması anlamına geliyor.
Amerika’da boşa giden okunmuş gazete miktarını düşürmek amacıyla
yapılan bir buluş, gelecekte hareketli gazete okumamızı sağlayacak.
Sayfa çevirmek yerine, elimize aldığımız bir ekranın içindeki
yazıların değişeceği bir tür elektronik gazete. Bu buluş, okunup
atılan gazete miktarını azaltmakla kalmayıp geleneksel gazete
kültürünü de rafa kaldıracak! İki plastik plakanın arasına konan
“Elektronik Mürekkep” olarak adlandırılan icat sayesinde, iki plaka
arasındaki yazılar ve resimler elektrik akımı uygulandığında
değişerek gazete okumamızı sağlayacak. Elektronik mürekkep, içinde
elektriğe duyarlı ve rengi elektrikle siyah ve beyaz arasında
değişebilen küçük kapsüller içeriyor. Bu kapsüller, bilgisayar veya
televizyon ekranındaki şekilleri oluşturan küçük renkli kutucukları
oluşturuyor. Nasıl bilgisayar ve televizyon ekranınız, hareketli
şekilleri gösterebiliyorsa elektronik mürekkep de elinizde
taşıyacağınız küçük bir plaka şeklinde televizyon ekranı gibi size
günlük haberleri taşıyacak. Bu, boşa giden ve geri dönüşümü
yapılamayan gazetelerin yerini alarak ağaç kesimlerini azaltacak.
Ay Nasıl Oluştu?
Dünya'nın uydusu Ay'ın, Dünya ile Mars
büyüklüğündeki bir asteroitin çarpışması sonucu oluştuğu ileri
sürüldü. Colorado'daki Southwest Araştırma Enstitüsü'nden
araştırmacı Robin Canup, ''ilerlemiş bilgisayar teknolojisinden
faydalanılarak yapılan yeni canlandırmaların ve yeniden gözden
geçirilen önceki canlandırmaların, Dünya'ya çarpan Mars kütlesindeki
bir nesnenin, her ikisini şimdiki konumuna sokmak için yeterli
olduğunu gösterdiğini'' söyledi. Bilim adamları ayrıca, aralarında
Dünya'daki yerçekiminin Ay'ı yakaladığı ya da Dünya ve Ay'ın eş
zamanda oluştuğunun bulunduğu diğer teorileri geçersiz sayıyorlar.
Öte yandan, Mars büyüklüğündeki asteroit teorisini ilk ortaya atan
Harvard'lı araştırmacı Al Cameron, Canup'un canlandırmasının tam
oluşumu değil, ilk çarpışmayı kapsadığını ve çarpışmadan çıkan
materyali taş yığını değil sert bir kaya varsaydığını bildirdi.
Cameron, Ay'ı oluşturacak çarpışma zamanında Dünya'nın, Canup'un
bildiği gibi tamamen değil, yalnızca 3/2'sinin oluştuğunu kaydetti.