Tıp ilmi
Hoca'ya
sorarlar:
- Hocam, tıp ilmini bilir misin?
Hoca:
- Bilirim, der.
Ve bildiklerini kısaca özetler:
"Ayağını sıcak tut başını serin,
Kendine bir iş bul, düşünme derin."
Gönderen:
Semih YALÇIN
Biz bu eve
taşınmadık mı?
Hoca fakirdir,
yoksuldur, ama ne hikmetse bir türlü evinde hırsız eksiz olmaz. Bir
gün hocanın evine yine hırsız girer. Evine hırsız girdiğini fark
eden Hoca, sesini çıkartmadan hırsızın evini terk etmesini bekler.
Hırsız çıkıp gittikten sonra, evde kalan eşyaları sırtına yüklenip
hırsızın peşine düşer. Hırsız bir evin kapısını çalar girer.
Arkasından da Hoca kapıyı çalar. Kapıyı açan hırsız, Hoca'yı görünce
hayret ve telaşla:
- Ne işin var burada adam? Burası benim evim deyince:
Hoca sakince cevap verir:
-Ya demek senin evin! Ben de eşyalarımızın buraya geldiğini görünce,
bu eve taşındığımızı düşündüm de!
Gönderen:
Semih YALÇIN
Ceza
Öğrenci sınıfa yeni gelmişti. İkinci günü öğretmenine sordu:
- "Öğretmenim, insana yapmadığı bir şey için ceza verir misiniz?"
- "Olur mu evladım?", dedi öğretmen. "Yapmadınsa ceza da olmaz. Niye
sordun bunu?"
- "Efendim dün verdiğiniz ev ödevini yapmamıştım da ceza verirsiniz
sanıyordum.."
Yazı-Tura
Temel
üniversite sınavına girmiş. Her soruda yazı tura atarak cevapları
vermiş. İki saat sonra öğrencilerin çoğu sınav kağıdını verip salonu
terk etmiş, Temel hala yazı tura atıyor. Öğretmen gelip başına
dikilmiş:
- "Temel hepsini yazı tura atıyorsun, hala bitiremedin mi?"
Temel:
- "Hocam bir saat önce bitirdim ama cevaplarımı kontrol ediyorum!"
Okula
gitmek istemiyorum
Sabah
anne, oğlunun odasına girdi ve onu uyandırdı. "Haydi oğlum, uyan
artık. Okula geç kalacaksın..." Oğlu, yarı açık gözlerle annesine
baktı ve uykulu bir sesle "fakat anne, bugün okula gitmek
istemiyorum" dedi. Anne, oğlunun isteğine karşı çıktı: "Okula neden
gitmek istemiyormuşsun bakayım?" dedi. "İki ciddi neden söyle
bana..." Oğlu bir yandan esnerken, bir yandan da annesini yanıtladı:
"Okuldaki tüm öğretmenler benden nefret ediyorlar, biiir... Tüm
öğrenciler de nefret ediyorlar, ikiii... Bu iki ciddi nedenim yeter
mi, anne?"
Annesi oğlunun nedenlerini geçerli bulmadı; "bunlar okula gitmemen
için neden olamaz" dedi. "Şimdi hemen kal ve çabuk hazırlan..." Bu
kez oğlu iki ciddi neden göstermesini istedi annesinden: "Sen de
bana, okula kesinlikle gitmemi gerektirecek iki ciddi neden
gösterebilir misin, anne?" dedi.
Sabrı tükenme noktasına gelen anne, oğlunun üstündeki yorganı hızla
çekti ve oğlunun istediği iki ciddi nedeni ondan sonra açıkladı:
"Birinci ciddi neden, 52 yaşında koskoca bir adamsın..." dedi şöyle
devam etti: "İkinci ciddi neden ise, sen okulun müdürüsün, oğlum..."
Türkçe
Türkçe dersinde öğretmen sordu:
- "Ben güzelim, dediğim zaman bu hangi zaman formundadır?"
- "Geçmiş zaman öğretmenim."
Anahtar
Bir
gün deliler hastanesinde doktor, delilerin iyileşip iyileşmediğini
anlamak için duvara bir kapı çizmiş. Deliler bu kapıyı açmaya
çalışıyorlarmış. Delilerden biri kıs kıs gülüyormuş. Doktor, bir
delinin iyileştiğini sanarak sevinçle yanına gitmiş.
Deliye sormuş; "Sen neden gülüyorsun ?" O da " Onlar o kapıyı
açamazlar, çünkü kapının anahtarı bende" demiş.
Köprü
Boğaz
Köprüsü'nü Türk, Alman ve Japonlardan oluşan bir heyet yapmış. Fıkra
bu ya... Köprünün açılışı yapılırken, büyük bir gürültüyle köprü
çökmüş.
Japon "Gitti bütün emeklerim. Mahvoldu kumlarım" diyerek harakiri
yapmış.
Alman, "Gitti çeliklerim, tonlarca çeliğim mahvoldu" diyerek
silahıyla intihar etmiş. Tüm bu olanları şaşkınlıkla izleyen
müteahhit Temel ise derin bir "Ohhh " çekerek, yandakilere "Çok
şükür" demiş:
- İyi ki çimento koymamışım! Yoksa ben de bunlar gibi mahvolurdum
!..
Kaçak
Yolcu
Bir
İngiliz, bir Fransız, ve Temel, gemiye kaçak binmişler. Üçü de,
ambarda buldukları çuvalın içine saklanmışlar. Gümrük polisi gelip
çuvallara teker teker süngü sokmaya başlamış.
İngiliz " miyav, miyav" diye ses çıkarınca, polis çuvaldakini "kedi"
sanıp öteki çuvala geçmiş.
Fransız da " hav, hav " diye ses çıkarınca, onu da köpek sanmış.
Polis üçüncü çuvala süngü batırınca, bu kez Temel ses vermiş :
- Patates, Patates !..
Dayak
Çocuk, okuldan bir gözü şiş olarak dönünce, annesi telaşlanır:
- "Oğlum ne oldu gözüne? Düştün mü yoksa?"
- "Hayır düşmedim. Arkadaşım Orhan'la dövüştük. Ben de yarın onun
gözünü şişireceğim!"
Annesi oğlunu yatıştırmaya çalışır:
- "Sakın ha! Dövüşmek iyi birşey değil. Ben sana yarın pasta çörek
vereyim. Arkadaşına da ver, barışın. Güzel güzel oynayın olmaz mı?"
- "Olur anneciğim, barışırız."
Ertesi gün, çocuk öteki gözü de şişmiş olarak döndü. Annesi merakla
sordu:
- "Yine ne oldu?"
- "Arkadaşım yaptı; daha çok pasta, çörek istiyor!"
Savaş
Tarih
dersinde öğretmen birini tahtaya kaldırmış ve sormuş:
- "Oğlum Sakarya savaşını kim yaptı?"
Çocuk hemen yanıtlamış:
- "Hocam vallahi billahi ben yapmadım."
Hoca çıldıracak... sinirle dışarıya çıkmış, koridorda Matematik
öğretmenini görmüş ve durumu Matematik öğretmenine anlatmış:
- "Hoca hanım bu öğrenciler beni çıldırtacak; Sakarya savaşını kim
yaptı diye soruyorum, vallahi billahi ben yapmadım diye yanıt
veriyorlar, çıldıracağım..."
- "Hocam üzülmeyin çocuktur bunlar, hem yaparlar hem de yapmadım
derler..."
Tarihçinin sinirleri iyice tepesine çıkmış ve soluğu müdür beyin
odasında almış.
- "Müdür bey bu nasıl bir okul, ne öğrencisinde hayır var ne de
öğretmeninde; öğrenciye Sakarya savaşını kim yaptı diye soruyorum,
ben yapmadım diyor, öğretmene durumu anlatıyorum bunlar çocuktur hem
yaparlar hem de yapmadım derler diyor, kafayı yiyeceğim."
Müdür:
- "Siz hiç kendinizi üzmeyin hocam bunda merak edilecek bir şey yok,
şimdi Bakanlığa bir yazı yazar ve Sakarya savaşını kimin yaptığını
sorarız..."
Tarih öğretmeni aldığı yanıt ile oracığa yığılıp kalmış ve müdürden
bir hafta izin almış.
Bir hafta sonra Bakanlıktan bir yazı: "Bu yıl ödenek olmadığı için
Sakarya savaşı yapılamayacaktır. Bilginize..."
Kaynama Noktası
Öğretmen,öğrencisine sordu.
- Su kaç derecede kaynar?
- Doksan derecede...
Bu söz üzerine arka sıralardan Ali, ayağa kalkarak bağırdı.
- Doğru değil öğretmenim, doksan derecede kaynayan dik açıdır
Çeviri
İngilizce dersinde öğretmeni çocuğa sordu,
- Oğlum, sana Türkçe bir cümle vereceğim, sen bunu İngilizce'ye
çevireceksin...
Çevireceğin cümle, "Çocuk, koştu koştu, denize düştü, boğuldu..."
Öğrenci yanıt verdi,
- The boy tıkıdık, tıkıdık, culup, glu, glu...
İlk
Gün
Okula
yeni gelen öğretmen ilk dersinde öğrencilere ilginç bir çağrıda
bulunmuş:
- Kendini geri zekalı hisseden varsa ayağa kalksın...
Sınıfta çıt yok. Nihayet biri kalkmış:
- Sen kendini geri zekalı mi hissediyorsun?
- Hayır, demiş çocuk, ama sizin tek başına ayakta kalmanıza gönlüm
razı olmadı da...
Anlat
bakayım.
Ahmet
okuldan eve çok mutlu bir halde gelir. Annesi bu mutluluğunun belli
bir nedeni olup olmadığını öğrenmek ister ve;
- Okulda neler yaptınız anlat bakalım, çok neşeli görünüyorsun...
- Patlayıcı madde imal ettik.
- Peki yarın ne yapacaksınız okulda?
- Hangi okulda?..
Tren
Temel
bir gün trenle seyahate çıkar ve geri döndüğünde istasyonda
arkadaşını görür.
- Uyy Dursun, trende tersine gittim midem bulandı başım ağrıdı.
- E kardeşim insan karşısındakiyle yer değiştirmez mi?
- Onu bende düşündüm. Ama kimse yoktu ki karşımda......