Ergenin
davranışlarına rehberlik edecek değerleri kazanması ve sosyal yönden
sorumluluklarını öğrenmesi konusunda yardıma gereksinimi vardır. Bu
gereksinimi karşılayan ve ergenin yaşamında etkili olan toplumsal
kurum, ailedir.
Ergen yaşadığı toplumda, kendi görev ve statüsü hakkında açık seçik
bir fikre sahip değildir. Kendisine yetişkin görev ve
sorumlulukların verilmemesi ergeni mutsuz kılar.
Aile yuvasında gördüklerinin olgunlaşmakta olan ergenin kişilik
yapısında biçimlendirmede çok büyük, çok derin etkisi vardır.Aile
yuvasının havası ve ortamı, aile bireyleri arasındaki ilişkiden
doğar. Ama baba ile çocuk arasındaki belli başlı ilişkiler, güçlünün
tutumuyla gücün yani otoritelerin türünü ve bunların ergen
üzerindeki etkisi ile gencin bunu algılayışını belirler.
Ergenlik döneminde anne baba kontrolüne karşı gelişe tepkiye koşut
olarak otorite desteğine olan gereksinim, duygusal gerginliğe neden
olur .
Ergene karşı yetişkinin baskı ve yasaklara dayanan disiplin
anlayışı,olumlu ve yapıcı olması gereken bu evreyi çatışmalarla dolu
olumsuz bir döneme dönüştürebilir.
İkna ederek denetlemeyi seçen ana -babanın çocuğu, onların duygu,
düşünce, değer ve beklentileri hakkında sebepleri ve sonuçları ile
birlikte bilgi sahibidir. Anlaşılır ve tutarlı tepkilerin birikimi,
hangi davranışın sonuçlarının ne olacağını belirlemiştir.
Dolayısıyla genç, hem davranış seçimlerinde kendini özgün görebilir,
hem de seçimleri hakkında kısıtlanacağından çekinmeden ana-babasına
danışabilecek bir durumdadır.
Zor yoluyla veya sevgi esirgeyerek denetlemek, gençleri
ana-babaların isteklerine uygun davranışlara yöneltmek için kısa
vadede geçerli gibi görünebilir. Anne ve babanın ergene güven
vermesi ve aralarındaki diyalogu en iyi biçimde sürdürmesi gerekir.
Kaynak:
rehberliknet.com