RABİA BABAR - SERTAN İLDENİZ - BUKET EREN - EMRE SARIŞEN - ESMANUR ÜSTSUŞAR - EMRE AKKOYUN - FEYZA YAKMAZ - EMİRCAN DEMİRTAŞ - RABİYA KAV - HARUN KEREM CAN - CEREN GÖKYÜREK - MERT KADİR PEHLİVAN - İLAYDA NUR EŞSİZ - AHMET MİTHAT DENİZ - YEŞİM ŞAHİN - HÜSEYİN ÖZKALE - KEVSER ASAL - AHMET TOPCU - EREN MADEN - DERYA NİKSARLI - EREN POLAT - ŞEVVAL OYSAL - HASAN TAHSİN KOÇ - RAİBA ECER - ZİŞAN CEYLAN - YUNUS EMRE VURAL - DİDEM VATANSEVER - MAHMUT KAAN SEL - DERYA VATANSEVER - EMRE ECER - ÖZLEM TEMUÇİN - ÖKKEŞ CAN BEBEK - ŞEVVAL TOPUZ - MUHAMMED EMİR GÜNDOĞDU - İREM ABAY - OĞUZ İMER - HATİCE TEKEDERELİ - MUHAMMED ENES YİĞİT - GÖKSEL ÖZTÜRK - ABDÜLKERİM KÖK

 

Rehberlik

 Veliler İçin

 Öğrenciler İçin

 
 

 

 

AİLELERE ÖNERİLER 2


1- Çocuğunuza zaman ayırın. Çocuğunuzla birlikte geçen zaman asla boşa harcanan zaman değildir.

2- Çocuğu sevmek, onunla ortak faaliyetlerini paylaşmak, onunla oyun oynamaktır. Çocuğu sevmek sözle sevgiyi ifade etmenin ötesinde, eylemle bu duyguyu ona yaşatmaktır.

3- Çocuğunuzla birlikte olduğunuz zaman tüm dikkatinizi ona yoğunlaştırın. Bu nedenle de, bir işle meşgulken değil kendinizi rahat hissettiğinizde çocukla ilgilenerek anne ya da baba olmanın zevkini çıkarın.

4- Aşağılamak, suçlamak, çocuk adına karar vermek yerine, çocuğu dinleyin.

5- Dinlendiğini gören çocuk kabul edildiğini, dolayısıyla sevildiğini düşünen çocuktur.

6- Göz kontağı kurarak, gülümseyerek kabul belirtisini beden diliyle pekiştirin. Böylelikle çocuk kişiliğine saygı duyulduğunu düşünerek iletişimini sürdürür.

7- Anne ve babasının kendisini dinlediğini gören çocuk duygularını ifade etme olanağı bulur. Aldığı tepkilerle “Anlaşıldım” duygusunu yaşar. Böylece rahatlar.

8- Çocuğunuza karşı tutarlı olun. Kendi içinizde çelişkili davranışlarda bulunmanız ya da anne ve babanın birbiriyle çelişen biçimde davranması, çocuğu doğruyu bulma konusunda zorlar.

9- Çocuğunuzu başka çocuklarla karşılaştırmayın. Çocuk, anne ve babası tarafından önemsenmek, değerli bir insan olarak kabul edilmek ihtiyacındadır. Onun başka çocuklarla karşılaştırılması, kendini değerli bir insan olarak görmesini engeller. Çocuğun kendine özgü, bağımsız bir birey olarak kabul edilmesi, ruh sağlığının temelini oluşturur.

10- Çocuğunuzun başarılı girişimleri, onu yeni başarılara yöneltmek ve öğrenme arzusunu pekiştirmek amacıyla desteklenmelidir. “Aferin! Çok güzel oluyor! İstersen bir kez daha deneyebilirsin” gibi sözler çocuğu cesaretlendirir. Tersine “Beceriksiz, o öyle değil böyle yapılır. İyi bak ta öğren” şeklindeki, eleştiri içeren sözler ise kırıklığa uğratır ve yeni girişimlerden alıkoyar. Kısaca, merakını gidermek için yeterli kapasiteye sahip olduğu konusunda çocuğu teşvik edin, bunu sağlamak için fırsatlar oluşturun ve bu fırsatları değerlendirmesi için onu cesaretlendirin.

11- Doğumundan başlayarak dış dünyayı kendi olanaklarıyla keşif ve icatlar yaparak tanımaya çalışan çocuğa, fırsat ve ortam hazırlayın.

12- Bir şeyi başarması konusunda aşırı bir beklenti içinde olmayın. Beklenti düzeyinizin ölçüsü, çocuğun kapasitesi ve bireysel özellikleri olmalıdır.

13- Çocuk eğitiminde öyle bir çizgide durmalısınız ki çocuğunuz hem her an sizi yanında hissederek destek bulmalı, hem de sizi hiç görmeyerek kendini özgür hissetsin.

14- Çocuğunuzun sorununu kendi kendine çözmesine fırsat tanıyın.

15- Çocuğun duygu ve ihtiyaçları hakkında konuşun. Karşılıklı olarak bulacağınız çözüm yolları arayın.

17- Güven duygusu, özgür ve demokratik aile ortamlarında, olayların nedenlerini açıklayan anne ve baba yaklaşımıyla gelişebilir. Baskıcı ortamda, uyguladıkları kuralların nedenlerini çocuklarına açıklama gereği duymayan ailelerde, yeterince gelişemez.

18 -Çocuk kendi görevleriyle baş başa kalmalıdır. Onun görevini üstlenip, sorununu çözmeye kalkışan anne ya da baba, yaşamları süresince böyle bir bağlantının altına girmiş olur. Bu nedenle çocuk dersini çalışırken ebeveynden aynı masayı paylaşmaması beklenir. Ancak anlaşılmayan sorular için çocuk ebeveyne başvurabilir. Ödevini yapmadığı zaman çocuk kendi sorununu öğretmeni karşısında kendi başına çözebilme yollarını bulmalıdır.

19 -Başarıda önemli bir faktör çok çalışmak değil etkili ve verimli çalışmaktır. Bu nedenle çocuğa zamanı iyi kullanmasını ve yönetebilmesini öğretin. Programını öyle yapsın ki ders yapmanın yanı sıra bir etkinliğe de zaman kalsın.

20 -Eğer çalışma davranışının sıklığı arttırılmak isteniyorsa, çalışma, hoşlanılan ve sık yapılan bir başka etkinlikten önceye alınır. Bu kurala göre çocuğun hoşlandığı işi yapabilmesi için önce belirli miktarda ders çalışması gerekeceğini düşünmesine yardımcı olunan birey bunu planlamış olacaktır.

21 -Başarıda ölçü başkaları değil, bireyin kendisidir. Doğru olan başkalarıyla yarışmak yerine bireyin kendisiyle yarışmasıdır. Eğer çocuk bugün, düne oranla olumlu bir değişim göstermişse bu başarı sayılmalıdır. Siz anneler ve babalar şunu aklınızdan kesinlikle çıkarmamalısınız: “başarısızlık” diye bir şey yoktur. Yalnızca “öğrenilecek dersler” vardır. Büyüme, bir bilgi kazanma, deneme-yanılma, cesaret gerektiren deneyimler sürecidir. Başarısızlıkla sonuçlanan girişimler de, o son başarıyı getiren hamle kadar değerli ve katkılıdır. Bu nedenle çocuğunuzu başkalarıyla kıyaslamayın. Çocuğun başarısı elinden gelenin en iyisini yapmaktan kaynaklanmaktadır.

22 -Çocuğunuzu çok iyi tanıyarak “beklenti düzeyinizi” gerçekçi kılın. Kendi hayal gücünüzü çocuğa sığdırmaya çalışmanız kimseye yarar sağlamaz.’’Ebeveynin yüksek beklentisi’’çocuğun cesaretini kırar. Ebeveyni hayal kırıklığına uğratma telaşı ise, çocukta başarısızlık kaygısına neden olabilir.

23 -Çocuğa yapabileceğiniz en büyük yardım ilgi ve yetenekleri doğrultusunda, onu yönlendirmenizdir. Çocuğu, başarılı kardeş veya arkadaşlarıyla kıyaslamak, aşağılamak, yarar yerine zarar getireceği unutulmamalıdır.

24 -Bütün bu bilgilerin ışığı altında; çocuğunuzu olduğu gibi, kendisi olarak görmeyi öğrenin. Kapasitesine ve bireysel özelliklerine en uygun öğretim yöntemini bırakın nasıl seçmişse o yolda destekleyin.

25 -Anne ve baba olarak geçmiş okul yaşantınızdaki başarılarınızı çocuğunuzun tekrarlamasını beklemek ya da elde edemediklerinizi çocuğunuzu zorlayarak elde etmeye çalışmak, sadece kendinizi tatmin etmekten öte bir işe yaramaz.

 

©2009 İstanbul Bayrampaşa - Cevatpaşa İlköğretim Okulu 1/E Sınıfı resmi web sayfasıdır.