|
|
Rehberlik
Veliler İçin
Öğrenciler İçin
|
|
VERİMLİ VE ETKİLİ DERS ÇALIŞMA YOLLARI
Etkili çalışmak; zamanı, belirlenmiş amaçlar ve saptanmış incelikler
doğrultusunda programlı olarak kullanmaktır. Etkili çalışma programı
içinde eğlenmeye, dinlenmeye, aileye, sevdiklerine zaman ayırmaya ve
hobilere daima yer vardır.
Başarılı olabilmek için, mutlaka amacın açık ve net bir tanımının
yapılmış olması, buna inanması ve bu amaca yönelik programların
yapılması ön şartlardır. Günlük ve haftalık programlar içinde amacına
zaman ayırmayan kişi amaç sahibi değil, hayal sahibidir.
Unutmamak gerekir ki; başarılı insan, belirlediği amaçlarına belirli bir
zaman dilimi içinde ulaşmış olan kişidir. Hiç kimse, dünya üzerinde
doğmuş tek bir insan bile başarısız olmak için yada otomatik olarak
başarmak için doğmadı. Bazen şu yada bu kişi için, "doğuştan şanslı"
deriz. Fakat işin iç yüzüne bakınca öyle olmadığını biliriz.
Potansiyelinizin farkına varın!
Bugünden başlayarak dilerseniz, yaşamınıza hayal edilemeyecek şeyler
yapabilirsiniz. Geçmişte nerede olduğunuz, yol boyunca karşılaştığınız
sorunlar, kültürünüz veya kültür eksikliğiniz, eğitiminiz yada eğitim
eksikliğiniz hiçbir fark yaratmaz.
Yapamamlardan kurtulun!
Yapabileceğiniz çok şey var. Yapmak istediğiniz her neyse, "onu"
yapmanızı engelleyen tek şey, programlarınızın içinizde yarattığı
olumsuz inançlardır. Zamanla "yapamayacağınız" inancını kabul ettiniz ve
programladınız. Peki "yapamamlardan" nasıl kurtulursunuz? Bu sorunun
cevabı basit gelebilir. Eğer geçmişte yapamayacağınıza inandıysanız,
bundan vazgeçin. Buna inanmayı terk edin! Bir tercih yapın.
Yapabileceklerinize inanmaya balayın ve yapamayacağınıza inanmayı terk
edin.
Hiç kimse sizden suyun üzerinde yürümenizi, kuruşunu altına
dönüştürmenizi veya bir gecede zengin olmanızı beklemiyor. Hiç kimse
imkansızı yapmanızı istemiyor.
Bizi engelleyen çevremiz değildir. Kendimize olan inançsızlığımızdır.
Kendi kendimizden şüphelerimiz, potansiyelimizin kapılarında bekleyip,
önümüzde uzanan güzel bir geleceğe doğru adım atmaktan bizi alıkoyar.
Başarının dört basamağı vardır.
1- Ne istediğini
bilmek
2- Harekete geçmek
3- Yaptıklarının
sonuçlarını fark etmeyi öğrenmek
4- Peşinde olduğunuz
sonuçları alana dek davranışlarınızı değiştirmeye hazır olmak.
Virgilius" un dediği gibi; "Bir şey yapmazsanız, hiçbir şey elde
edemezsiniz! "
ÇALIŞMAYA
BAŞLAMAK
Çalışmaya başlamak için oturan bir insanın dikkatini dağıtan faktörler
ya çevreden gelir veya kişinin kendi zihninden kaynaklanır. Bu sebeple
çalışma ortamının belirli özelliklere sahip olması öğrenmeyi
kolaylaştırır ve çalışmak için ayrılan zamandan en üst düzeyde yarar
sağlanmasına imkan verir.
Çalışma ortamı mutlaka dikkati dağıtacak etkenlerden arındırılmalıdır.
Ses, başka insanların varlığı radyo, televizyon ve el altında
gazetelerin varlığı çalışmayı engeller.
Mümkünse çalışma odası özel olarak döşenmelidir. Ancak içinde bulunulan
şartlar göz önüne alınacak olursa çoğu kişinin böyle bir imkanı
olmayabilir. O zaman da bir çalışma köşesi hazırlamak çok yerindedir.
Bir çalışma köşesi, en az üzerinde yazı yazabilecek bir masa ve gerekli
olan kitapların, notların, kağıtların, kalemlerin vb. malzemelerin
konabileceği bir ilave alandan oluşur.
Bu konuda en önemli nokta çalışma köşesinde daha farklı işlerde de
kullanılıyorsa çalışmaya başlarken temel bir değişiklik yapılması
gereğidir. Örneğin yemek masası çalışma masası olarak kullanılıyorsa,
mutlaka örtüsü değiştirilmelidir. Bu değişiklikler masanın artık farklı
bir amaçla kullanılacağı yönünde "uyarıcı" rolü oynar.
Çalışmayı, çalışma alanın dışına kaydırmamak gerekir. Bir başka odada
çalışmak, koltuğa geçerek "tekrar yapmak" yerine, bütün bu faaliyetleri
çalışma masasında ve sandalye üzerinde yapmakta fayda vardır.
Çalışma ortamına ait düzenlenmelerin can alıcı noktası, belirli bir
çalışma alanı ile çalışma davranışı arasında "şartlı refleks" türünden
bir ilişki kurmaktır. Çünkü böyle bir alışkanlık kazanıldığı takdirde,
çalışma ortamına dönmek kendiliğinden çalışma davranışını başlatır.
ÇALIŞMAYI SÜRDÜRMEK
Zihin dağılmasına yol açan sebepler içten ve dıştan kaynaklanabilir.
Zihnin dağılmasına yol açan iç sebepler;
HAYAL KURMAK - ENDİŞELERE KAPILMAK
Hayal kurmak, çalışmaya başlayan bir öğrencinin çalışmasını engelleyen,
ve en sık karşılaşılan durundur. Çalışmaya başladığınızda hayalleriniz
sizi içine alıyor ve çalışmanızı engelliyorsa size iki farklı yol
önereceğiz;
Birincisi böyle bir durumla karşılaştığınızda kurmak istediğiniz hayali
kendinize bir ödül olarak verin. "Ders çalışma seansım bittiği zaman 10
dakika hayal kuracağım" deyin, eğer iç disiplini kuvvetli bir öğrenci
iseniz , çalışma motivasyonunuz aratacaktır. Bu taktirde kendinize hak
ettiğiniz ödülünüzü zevkle verin ve hayalinizi zevkle kurun.
Ders çalışırken hayale dalarsanız ve bunu kendinize ödül verecek şekilde
erteleyemiyorsanız ikinci önerimiz kurduğunuz hayale devam etmeniz ve
bitirmenizdir. Hayallerinizi birden bire keserseniz bir süre sonra
onları düşünmeye başlamanız kaçınılmasıdır.
Beş -on dakika gibi makul bir süre sonra derse dönemediğinizi fark
ederseniz yerinizden kalkın, yürüyün, hafif fizik egzersiz hareketleri
yapın, kendinizi zihninizi ve havanızı değiştirin.
Zihin dağılmasına yol açan bir başka sebep endişelerdir.
"Bu sınavda başarılı olabilecek miyim?"
"Ya başaramazsam annemin-babamın yüzene nasıl bakacağım?"
"Arkadaşlarım benden çok çalıştı, ben hazırlanamadım."
"Çalışacak bunca konu var, hiç zaman kalmadı mahvoldum, hapı yuttum."
Bu noktada basite indirgenmiş bir formül olarak kendi kendinize şu
soruları sormanız gerekir;
"Bu düşünceler benim çalışmamamı kolaylaştırıyor mu ?"
"Bu düşünceler amacımıza hizmet ediyor mu?"
Bu sorulara cevap verecek cevap "HAYIR" olduğuna göre yapılacak olan bu
düşüncelerden uzaklaşıp çalışmaya yönelmektir.
HAFIZA VE
TEKRARLAMA
Öğrendikten hemen sonra hafızanın ulaştığı yüksek noktada uygun ve
düzenli tekrarların yapılması, hatırlama miktarını en yüksek düzeyde
tutmaya imkan verir. Bunu sağlamak için hatırlanan miktarın hemen
düşmeye başlayacağı noktada düzenli tekrarlardan oluşan bir programın
uygulanması gerekir.
Örneğin; ilk tekrar 20-40 dakikalık bir öğrenme seansının sonunda
yapılmalı ve 10 dakika sürmelidir. Bu tekrar hatırlanan miktarın bir gün
daha aynı düzeyde kalmasını sağlar. 2-4 dakika sürecek ikinci tekrar 24
saat sonra yapılmalıdır. Bundan sora bilgi hafızada bir hafta kadar
saklanır. Bir hafta sonra yine 2-4 dakika sürecek üçüncü tekrar
yapılmalıdır. Dördüncü tekrar; bir ay sonra 2-4 dakikalık bir süreyle
yapıldıktan sonra, bilgiler uzun süreli hafızaya geçer, ve son derece
kuvvetli bir biçimde yerleştirilmiş olur.
Böyle düzenli tekrarlarla yerleştirilmiş bilgi kişisel telefon numarası
kadar sağlamdır ve yeniden ortaya çıkarmak için çok küçük bir ipucu
yeterlidir.
Düzenli tekrar yapmayan bir insan, öğrenmek için harcayacağı gayreti
ziyan eder. Ve kendisini sora sokar.
Gerek çalışma programını yaparak, gerek tekrar programını yaparken
arkaya arkaya gelecek derslerin mümkün olduğu ölçüde birbirinden farklı
olmasında yara vardır. Felsefe, sosyoloji ve matematik fizik gibi
kavramları açısından birbirine benzeyen derslerin arka arkaya konması
öğrenmeyi zorlaştırır.
Öğrenme üzerinde en az bozucu etkinlik yapan şey uykudur. Bu sebeple bir
öğrenci yatmadan önce 10 dakika süreyle o gün işlediği dersleri
tekrarlayarak uyguya geçer. Ve sabahleyin de güne bir gece önce yapmış
olduğu 10 dakikalık tekrarı yaparak başlarsa, çalıştıklarını korumak
açısından çok önemli bir avantaj sağlamış olur.
ÇABUK UNUTULANLAR & ZOR HATIRLANANLAR
1.
Tam anlaşılmamış konular.
2.
Rakamlar ve isimler.
3. Bilinçsizce, rast
kele öğrendiklerimiz.
4.
Aralıksız, uzun süre çalışma ile öğrenilenler.
5. Tekrarlanmayan
bilgiler.
6. Mutsuz anlarda
öğrendiklerimiz.
7.
İstenmeden zorunluluk hissiyle öğrenilenler.
8. Düşünülmeden
ezberlenenler.
9. İnançlarımıza ters
düşen bilgiler.
10. Değişken zaman ve
her yerde öğrenilenler.
11.
Olumsuz - mutsuzluk veren bilgiler.
12.
Soyut, ilişkilendirmenin zor olduğu bilgiler.
13.
Uykusuzken öğrendiklerimiz.
14.
Başarısızlığı çağrıştıran bilgiler.
15.
İlgi ve bilgi alanımıza girmeyen bilgiler.
16.
Bir işe yaramayacağına inanılan bilgiler.
17.
Stresli bir durumda öğrenilenler.
18.
Çağrışım ilişkileri zayıf bilgiler.
19.
Önemsiz olduğu düşünülen bilgiler.
20.
Pasif dinlenme ile öğrenilenler.
KOLAY HATIRLANAN & AZ UNUTULAN BİLGİLER
1.
Kişiye anlamlı gelen, tam anlaşılmış bilgiler.
2.
Rakamlar ve ismiler.
3.
Bilinçli olarak hafızaya kaydedilenler.
4.
45 dk (öğren) +5 dk (tekrar) +10 dk. (dinlen) ile öğrenilenler.
5.
Çok tekrarlanan bilgiler.
6.
Mutlu, neşeliyken öğrenileler.
7.
İsteyerek, yüksek motivasyonla öğrenilenler.
8.
Üzerinde düşünülerek öğrenilenler.
9.
Düşüncelerimizi onaylayan bilgiler.
10.
Hep aynı zaman ve yerde öğrenilenler.
11.
Olumlu çarpıcı, ilginç renkli bilgiler.
12.
Somut bağlandılar kurulabilecek, görsel bilgiler.
13.
Uykudan önce öğrenilip, sonra tekrar edilenler.
14.
Kişiye başarıyı çağrıştıran bilgiler.
15.
İlgi ve bilgi alanımıza giren bilgiler.
16.
Nerede, ne zaman, nasıl kullanılacağı bilinen bilgiler.
17.
Stressiz bir ortamda öğrenilenler.
18.
Öğrenilmiş bilgiler ile çok çağrışım yapan bilgiler.
19.
Önemli olduğu düşünülen bilgiler.
20.
Aktif dinleme ile öğrenilenler.
Hatırlama konusunda üç altın kural vardır.
Birincisi: Çalışma seansı 20-40 dakikadır, ve bu sürenin sonunda ne
hatırlanacağının sınanması gerekir.
İkincisi: 20-40 dakikalık bir çalışma ve on dakikalık tekrarı, 10
dakikalık bir dinlenme izlenmelidir.
Üçüncüsü: Dinlenme sırasında kendinize bir ödül verin, çünkü bunu hak
ettiniz...
Kaynak:
rehberliknet.com |
|